ru24.pro
World News
Сентябрь
2024
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30

Lozan Antlaşması'nı hiçe saydılar: Yunan hükümetinden Türklere yetki gaspı

0

Yunan hükümeti, azınlık okullarının yöneticileri olan ve velilerin oylarıyla seçilmiş encümen heyetlerinin yetkilerini yıllar içinde çıkarılan yasa ve kararlarla sınırlandırılmıştı.


Komşu bu kez de Lozan Antlaşması'na rağmen Batı Trakya'daki Türk Azınlığın kendi okullarında söz sahibi olma hakkını yok saydı.


İskeçe Azınlık Ortaokulu ve Lisesi Encümen Heyeti Başkanı Ozan Ahmetoğlu, yaptığı açıklamada, bugüne kadar İskeçe ve Gümülcine'deki azınlık okulu müdürlerinin görev sürelerinin uzatılması veya değiştirilmesi gibi kararların encümen heyetlerinin görüşü alınarak yapıldığını vurgulayarak, Yunan hükümetinin 2 Eylül'de Gümülcine'deki Celal Bayar Azınlık Ortaokul ve Lisesinde bu değişiklikleri encümen heyetlerine danışmadan gerçekleştirdiğini söyledi.


Böylece, encümen heyetlerinin bu konudaki karar verme yetkisinin fiilen ellerinden alındığını ve azınlık okullarının idari süreçlerine yönelik etkilerinin sınırlandırıldığının altını çizen Ahmetoğlu, bu durumun azınlık toplumunu önemli derecede rahatsız ettiğini belirtti.

Karar Lozan'a aykırı

Bu kararın Lozan Antlaşması dahil Türkiye ile Yunanistan arasında imzalanan eğitim ve kültür anlaşmalarına da aykırı olduğunu dile getiren Ahmetoğlu, encümen heyetlerinin, bu sürecin dışında bırakılmak yerine eğitim yetkilileriyle diyalog içinde olmaları gerektiğini ifade etti.



Bu uygulamanın,

Hak gaspı yapıyorlar


Ahmet, şöyle devam etti:

  1. "Bugüne kadar uluslararası ve ikili antlaşmaların bize tanıdığı eğitim haklarının elimizden zorla alınmasına gösterdiğimiz tepkilerin ne kadar yerinde olduğunu kanıtlayan yeni bir hak gaspı ile karşı karşıyayız. Hiçbir azınlık sorununda azınlığımızı muhatap almayan zihniyet artık hiçbir sakınca görmeden alenen hak gaspı yapmaktadır".


Batı Trakya Azınlığı Yüksek Tahsilliler Derneği (BTAYTD) Başkanı Hüseyin Baltacı da Yunanistan Eğitim Bakanlığının yıllardır süregelen uygulamalarının, son 1 yılda kabul edilemez boyuta ulaştığını söyledi.


"İkili ilişkiler ve anlaşmaları olumsuz etkiliyor"

Baltacı, "Bu yıkıcı zihniyet, Yunanistan'ın demokratik değerlerini, Lozan Antlaşması'nı ve Türkiye ile Yunanistan arasındaki ikili ilişkileri ve anlaşmaları olumsuz etkiliyor." dedi.


Bu uygulamanın, Dışişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Kemal Bozay'ın 25 Temmuz'da Gümülcine Celal Bayar Azınlık Ortaokulu ve Lisesine yaptığı ziyaretin ardından, Türk toplumuna yönelik baskıları artırmaya yönelik bir adım olduğunu vurgulayan Baltacı, tüm Türk okullarının kapatılmasının hedeflendiğini kaydetti.


Baltacı, sözlerini şöyle sürdürdü:

  1. "Bu süreçte Batı Trakya Türk toplumu hak arama mücadelesinden asla vazgeçmeyecektir. Toplum, birlik ve beraberlik ruhu ile bu olumsuz yönetim mantalitesini tersine çevirmeyi amaçlamaktadır. Ortak bir duruş sergileyerek, temel hak ve özgürlüklerin korunması için kararlı bir şekilde mücadeleye devam edilecektir."


Türk okullarını kapatan komşuda asimilasyon hayali

Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Dostluk Eşitlik Barış (DEB) Partisi Genel Başkanı Çiğdem Asafoğlu, Batı Trakya'daki Türk Azınlığın Yunanistan tarafından uzun yıllardır sistematik olarak ayrımcılığa uğradığının altını çizdi. Asafoğlu, "dedi.


Eğitim alanındaki sorunlar:

Çift dilli azınlık anaokulları açılmasına izin verilmemesi: Yunanistan’da 2007 yılında yapılan mevzuat değişikliği uyarınca, ilkokul öncesi anaokulu da zorunlu hale getirilmiş ve bu değişiklik, 2011-2012 eğitim-öğretim yılından itibaren azınlık okulları için de uygulamaya konulmuştur. Ancak, soydaşlarımızın Lozan’dan kaynaklanan eğitim hakları çerçevesinde Türkçe de eğitim almalarını sağlayacak çift dilli anaokulu açılması talepleri, Yunan makamlarınca 2011 yılından bu yana cevapsız bırakılmaktadır. Yunan devletinin Azınlık çocukları için açmış olduğu, sadece Yunanca eğitim veren anaokulları mevcuttur. Bu okullarda Yunan öğretmenler görev yapmakla birlikte 2018 yılı itibariyle pilot uygulamayla Yunan anaokullarında “tercüman” sistemine geçilmiştir. Bu uygulamada Yunan anaokullarında Türk soylu öğretmen sınıfa tercüman olarak dahil edilmektedir. Bilimsel çalışmalarla uyuşmayan bu uygulama ile Türk azınlığın çift-dilli anaokulu talebinin önü kesilmek istenmektedir. Nitekim, Azınlık kuruluşlarının 2011 yılından itibaren kendi imkanlarıyla özel anaokulu açma talepleri Yunanistan Eğitim ve Din İşleri Bakanlığına birçok kez iletilmiş, ancak bu talepler karşılık görmemiştir.


Azınlık okullarının kapatılması ve birleştirilmesi: Yunan Hükümetinin idari reform çalışmaları kapsamında, 2011 yılından bu yana Bu uygulama, soydaşlarımızın yoğun olarak yaşadığı, azınlık okuluna ihtiyaç duyulan başka yerlerde azınlık okulu açılmasına olanak sağlamamıştır.

Azınlık okullarının yetersizliği ve yeni azınlık okullarının açılışına izin verilmemesi: Batı Trakya’da her yıl Azınlık ilkokullarından mezun olan 1000 kadar öğrencinin devam edebileceği, biri Gümülcine (Celal Bayar Azınlık Ortaokulu-Lisesi ), diğeri İskeçe’de (İskeçe Azınlık Ortaokulu-Lisesi) olmak üzere sadece iki Azınlık ortaokulu-lisesi mevcut olup, söz konusu okulların fiziki koşulları ihtiyaca cevap vermemektedir.


Azınlık okullarında nitelikli öğretmen ihtiyacı: 2002-2003 eğitim-öğretim yılından bu yana azınlık ilkokullarında,


Ülkemizdeki Eğitim Fakültelerinden mezun soydaş öğretmenlerin yerine alternatif öğretmen kadrolarının oluşturulması amacıyla Yunanistan’da 1968 yılında cunta yönetimi tarafından Selanik Özel Pedagoji Akademisi (SÖPA) kurulmuştur. SÖPA’da verilen formasyonun yetersizliği azınlık okullarında verilen eğitimin kalitesini de olumsuz yönde etkilemiş, bu nedenle BTTA’nın sözkonusu akademiye yönelik uzun yıllar süren tepkisinin ardından 2014 yılında SÖPA kapatılmıştır.

Ayrıca, 1952 ve 1955 yıllarında iki ülke Dışişleri Bakanlıkları arasında yapılan mektup teatilerine istinaden, Batı Trakya’daki Türk azınlık okulları ile ülkemizdeki Rum azınlık okullarında karşılıklı olarak görevlendirilen 35 kontenjan öğretmeninin sayısı, Yunanistan tarafından 1991 yılından itibaren aşamalı olarak azaltılarak 16’ya düşürülmüştür. Azınlık okullarında yeterli sayıda nitelikli öğretmenin görev yapmasına izin verilmemesi, eğitim kalitesinin de düşmesine neden olmaktadır.


Azınlığın Okullarını Yönetme/Denetleme Özerkliğinin Gözetilmemesi: Lozan Barış

Encümen Heyetlerinin, okulların kurulmasında, Türkçe ders öğretmenlerinin seçiminde ve müfredatın belirlenmesinde sahip olduğu yetkiler zaman içerisinde aşındırılmıştır. Okullara atanan Yunan müdür yardımcıları, okulların gözetiminde belirleyici rol üstlenmeyi sürdürmektedir.


Yunanistan durmuyor: 9 Türk okuluna kapatma kararı